18 Ocak

YILDIRIM’DA TERÖRLE MÜCADELE STRATEJİLERİ KONUŞULDU

Kısa adı SETA olan Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı İstanbul Araştırma Direktörlüğü Araştırmacılarından Hüseyin Alptekin, “Terörle mücadele kavramını kullanıyoruz ama tam olarak ne anlama geldiğini bilmiyoruz. Kim terörist, kim gerilla, kim özgürlük savaşçısı, kim sivil toplum örgütü, kim protestocu? Medyaya baktığımızda bu kavramlar arasında bir muğlaklık var. Bu soru işaretine cevap arayıp sizlerin zihninde kavramsal bir netlik kazandırmaya çalışacağız” dedi.

Şiddettin siyasi amaçlara ulaşmak için araç olarak kullanılmasına ‘siyasal şiddet’ denildiğini söyleyen Doç.Dr.Alptekin, terörün siyasal bir şiddet türü olduğunun altını çizdi. Şiddet türlerinin simetrik ve asimetrik olarak ikiye ayrıldığını ifade eden Alptekin, “Mahiyeti noktasında birbirlerine denk aktörlerin uyguladığı şiddet türüne ‘simetrik şiddet’ denir. İki tarafta da devlet ve aktör vardır. Bunu simetrik savaş yapan unsur, düzenli ordular arasında yapılan savaşlar olmasıdır. Asimetrik şiddette ise, taraflardan biri devlet diğeri ise devlet dışı aktördür” ifadelerini kullandı.

“TERÖR ÖRGÜTÜ KİMİ ÖLDÜRDÜĞÜNÜ ÖNEMSEMEZ, GÖNDERECEĞİ MESAJA BAKAR”

Kelime anlamı ‘korku’ olan ‘terör’ kavramının psikolojik bir yönünün de bulunduğunu aktaran Araştırmacı, terörün tek amacının düşman denilen aktörü ya da kurbanı ortadan kaldırmak olmadığını, örgütün asıl gayesinin ‘mesaj göndermek’ olduğunu belirtti. İletilmek istenen mesajın 3 alıcısının olduğunu görünür kılan Alptekin, “Mesajın ilk alıcısı devlettir. Örgüt, ‘ben bu saldırılarla seni sıkıntıya düşürürüm. Beni ciddiye al’ demeye çalışır. İkinci alıcı olan kamuoyu üzerinden örgüt, devlete mesaj gönderip onları baskı altına almayı hedeflemektedir. Mesajın üçüncü alıcısı ise terör örgütünün kendi tabanı olarak gördüğü kitledir. ‘Ben güçlüyüm. Arkamdakilerin canını yakabiliyorum. Beni destekleyin. Yanımda olursanız biz bu savaşı kazanacağız’ demeye çalışır. Terör örgütü kimi öldürdüğünü önemsemez, göndereceği mesaja bakar” şeklinde konuştu.

Terör örgütlerinin en ayırt edici özelliğinin muhalif olmayan unsurların hedef alınması olduğuna dikkat çeken Hüseyin Alptekin, alışveriş merkezindeki insanların, işçilerin, memurların, silahsız polis memurlarının ya da çarşı iznindeki askerlerin bir anda hedef haline gelebildiğini vurguladı. Alptekin, “Hiçbir terör örgütü yalnızca terör yapmaz. Propaganda yapması gerekir. Bunun için hepsinin bir basın yayın organı vardır. İstihbarat ağları vardır, bilgi toplarlar. Finansman kolları vardır. Gelirleri, giderleri, yatırımları vardır. PKK, örneğin gazete çıkarıyor. Biz bundan dolayı PKK’ya ‘basın kuruluşu’ demiyoruz. Bunları yapıyorken muhalif olmayan unsurlara da zarar verdiğinden doğrudan terör örgütü olarak adlandırıyoruz” diye konuştu.